18 Mart 2012 Pazar

Fikir sehpasında asılı duran, harfler


Fikir sehpasında asılı duran, harfler bir bir intihara ve infilaka yürümek üzeredirler..
Yürüyebilirler mi ? Tek başlarına bir şey ifade edebilirler mi ? sorularımı kendim cevaplamak istesem de cevabını sizlere bırakmak ve düşünmenizi, düşünce ikliminde soluklanmanızı ve ferah bir nefes soluyacağınızı hayal ederek, beyninizin ciğerlerine bırakıyorum bu zevki.. !
 
Merhaba; demek taze bir sevinci sergilemek, ve kalıplaşmış cümlelerle sizin aranızda bulunmaktan, şereftar olmak kelimelerini yazmam gerektiğin bilsem de .. Onca insanın, yükü vebali  olduğu kadar, harflerin, ve o harflerin, oluşturduğu kelimelerin ve cümlelerin, sırtıma yüklediği yükle eziliyor dilim, omuzlarım çöküyor, yutkunuyorum acaba taşıyabilirimin kaygısında, okumanın yazmaktan daha büyük bir şeref olduğunu bilerek ..
 
Cebrail(A.s) ‘in kanadında, gelen o ulvi ayete ‘’OKU’’ emrine muhatap olanlara selam olsun…
İlk ayete, ilk ayet olduğu kadar, ilk sünnet olduğunu idrakle okuyanlara selam olsun..
 
Burada kelimeler, donar, ses üşür ve harfler inzivaya çekilir, kağıt kalemin altından kaçmaya çalışır, çünkü ifadesi öyle zor, ve hiçbir ifadenin tamamlayamayacağı bir yönü gösterir.. Gönül şehirleri, amansız bir depremle sarsılmalı ve titremelidir…
Her harf öylesine okşanmalıdır ki, bir çocuğun başını okşarcasına, bir gülü koklarcasına ve dağlarda ki, o taşlar arasında tüten bir kekiğin, çıldırtıcı kokusunu içine çekercesine, hem boğazlarını yakmalı, hemde içini ferahlatıcı bir şekilde koklanmalıdır. Çünkü sevgi bir dengedir, sevgi bir ahenk ve sevgi bütün renklerin aynı potada eridiği ana renktir.
 
O şekilde bir kucak açtığınız zaman, Alemlerin Sevgilisi, Sevginin ve Şefkatin Peygamber’ini (S.A.V) Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin'le oynaşırken, izlermiş gibi bir hisse sürüklemeye başlayacak sizi, harfler kucağınıza kurulacak, şefkatli bir elle onu okşayacaksınız, sırtınıza çıkacak, haylazlaşacak saçınızı çekecek, belkide biraz canınız yanacak benim gibi ama cennet çiçeği, cennet gülü gördüğümüz, günahsızlığın ve temizliğin, kokusunu içimize çekmenin huzurunu yaşayacağız..
 
Harfler; benim çocuğum, haylaz ve isyankar, itaatkar ve naatkâr..
Harfler; benim açlığım, benim tokluğum ve yoktan var edene sunduğum
Harfler; silahım, kurşunum, gülüm ve şefkat elim..
Harfler; sevdalandığım, sevgiyi taçlandırdığım, zulme karşı haykırdığım
Harfler; yirmi sekiz ve yirmi dokuz harften oluşan alfabemin incileri
Ben otuzuncu yada yirmi dokuzuncu harfi arıyorum; öyle bir harf ki bu kalemin yazmadığı kağıdın, beyazlığına ve berraklığına alamadığı, soyutluğun ve sonsuzluğun harfi..
 
Ve başlar yere düşer, sine çırpınır, ve bir haykırış .. En kutlu üç harf yan yana durur..
Ve herkes ayakta…!
(A)llah’ım  (Ş)ükür  (K)avuşturduklarına…!
Yazı toplam 674 kez okundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder